Metroloji Okulu'nda




Ölçümbilim Tartışma Platformu

Bir kategori altında mevcut başlıklardan birisi ile ilgili mesaj eklemek istediğinizde, o başlıkla ilgili yazıların altındaki "bu konuya mesaj ekle" bağlantısına tıklayınız. Yeni bir başlık açarak foruma katılmak istiyorsanız, ilgili kategori sayfasında listelenmiş konuların en üstündeki "yeni başlık aç" bağlantısına tıklayınız. Mesaj içeriği itibarıyla, gönderen tarafından belirtilen konu haricinde, mevcut diğer başlıklardan birine daha uygun görülerek yayınlanabilir.

Forum konusundaki her türlü soru, istek, öneri ve yorumlarınız için;
forum@metroloji-okulu.com.tr

KATEGORİLER
Ölçüm ve Enstrümantasyon Doğrulama ve Kalibrasyon Validasyon
Kontrol ve Otomasyon Akreditasyon ve Yasal Metroloji  
Püf Nokta
NOKTASI

DOĞRULAMA ve KALİBRASYON

Yeni başlık aç

Termostatlarda sapma toleransı
Sıcaklıkta "buz noktası"nın ölçümü
OIML'e göre terazide "e" ve "d" ilişkisi
Tartım silolarının kalibrasyonu
Kalibrasyon laboratuvarı hakkında
Kalibrasyona tabi tıbbi cihazlar
Terazide tolerans değerlerinin belirlenmesi
Sıcaklık nem ölçer ve termometre kalibrasyonu
Tedos çalışmaları
Cihazın prosese uygunluğu
Mikrometre kalibrasyon adımları
Hazır beton santrali kantar kalibrasyonları
Sapma ve ayarlama
Tartı aleti kalibrasyonu
Ölçü aleti uygunluğu
Ortam şartları
Gelecek kalibrasyon tarihi
Afiş / poster
İletkenlik kalibrasyonunda alt sınır

 

Termostatlarda sapma toleransı
Çağlayan Özbek, , 18 Haziran 2008
Merhaba
Firmamdaki plastik enjeksiyon makinesinde bulunan termostatların, sıcaklık ölçümünü doğru yapıp yapmadığını "doğrulamak" gerekiyor.
Bir sıcaklık banyosu ile referans değer olarak kalibrasyonlu bir sıcaklık ölçüm cihazı kullanarak çeşitli ölçümler yaptım. Takıldığım nokta şu:
Referans değer 200°C iken, makinenin termostatlarından biri 195°C, diğeri 209°C gösteriyor. Sapma, +/- kaç derece alınmalıdır? Ben hangi sapma tolerans aralığına göre değerlendirme yapacağım? Teşekkürler.
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Sıcaklıkta "buz noktası" nın ölçümü
Yusuf Vural, , 14 Mayıs 2008
Merhaba
Sıcaklık konusunda Buz Noktası ölçümü için (Ice Point), neler gerekmektedir, nasıl yapılır?
Gerekli döküman ve bilgileri paylaşırsanız sevinirim .
Metroloji Okulu, 20 Mayıs 2008
Buz noktası (0 °C) için, ısıl yalıtımı iyi olan bir kap (deneyimlerimize göre, bildiğimiz termoslar bu iş için çok uygun) ve saf suyu dondurarak elde edilen buzun çok ince kırılmış (veya dövülmüş) hali yeterli. Kalıp halinde buz parçaları olmayacak. Bunu elde etmenin en kolay ve ucuz yolunu şöyle geliştirdik; eski tip karlanma yapan buzdolaplarında buzlukların içindeki üst ve yan duvarlara toplanan kar tabakasını, bir kaşıkla kazıyarak önce bir kaseye sonra oradan da termosa aktarıyoruz.
Tabii termosa kontrollü olarak saf su eklenecek, ve kar (çok ince taneli olduğu için buz demiyoruz) ile karıştırılacak, sonuçta içinde su tabakası oluşmayacak ama kar da topaklanıp buz haline gelemeyecek kadar su konulmalı.
İşin güzel tarafı, buz noktası atmosferik basınçtan pratikte etkilenmez (kaynama noktasının tersine). Bu sayede her yerde her zaman, güzel hazırlandığı takdirde çok güvenilir bir sabit sıcaklık noktasıdır. İşin resmi doküman tarafına gelirsek, doğrudan bunu anlatan bir standart var: ASTM E563 - 02e1 "Standard Practice for Preparation and Use of an Ice-Point Bath as a Reference Temperature". Telif hakkı nedeniyle yayını burada sunamayız, ama püf noktasını özetlemenin bir sakıncası yok.
Ertan Akgül, Metroloji Okulu, 23 Mayıs 2008
Dikkatle hazırlandığı takdirde, normal laboratuvar malzemesi kullanılarak doğru buz-noktasının ±0,01°C sınırlar dahilinde elde edilmesi mümkündür.
 Buz-noktası Banyolarının Hazırlanması ve Kullanılması
Adım İşlem
1 Su üniform bir şekilde soğutulmalı ve buz noktasında tutulmalıdır.
  • Bu ancak ince buz dilimleri veya ezilmiş buz parçalarından hazırlanan "slush*" kullanılarak elde edilir.
  • Üniformiteyi korumak için sabit bir hızla buz ve su "slush*"ını karıştırın.
  • "Slush*" sadece buz parçalarını ıslatacak ve karışımın hafifçe akışkan olmasına yetecek kadar su içermeli.
  • Banyo kullanıldıkça belirli aralıklarla fazla su alınıp buz eklenmelidir.
  • En iyi doğruluk için, damıtılmış su ve temiz buz kullanılmalıdır.
2 Buz kümelerinin ve su ceplerinin oluşmasına izin vermeyin.
  • Buz parçaları kümeleştiğinde, aralarındaki su donar ve sıcaklık düşer.
  • Eğer su cebi oluşursa, içindeki sıcaklık yükselir.
  • Bir su ve buz küpleri karışımı, küplerin arasındaki suyu yeterince soğutamaz.
3 Termometre veya sıcaklık sensörünün buz-noktası banyosu içerisinde, banyo duvarlarına veya başka termometrelere değmesine izin vermeyiniz. Termometre alt ucunun aşağısında en az 25mm "slush*" olmalı.
4 Her termometreyi uygun derinliğe kadar daldırın ve yukarıdan asın veya tutun. Eğer kap tamamen doluysa cam termometrelerin okunması daha kolay olur.
5 Suyun ve buz parçalarının üniform dağılması için banyoyu sabit hızla karıştırın.
6 Termometre veya sensörün banyo sıcaklığında kararlı hale gelmesi için bekleyin.
7
  • Termometreyi okuyun, bir dakika bekleyin ve tekrar okuyun.
  • Sadece istenen doğrulukta tekrar eden okumaları kaydedin.
NOT: Cam termometre okunurken anlık olarak karıştırılmaya ara verilebilir.
8 Gösterilen değeri kaydedin.
9 Gösterge değerinden buz noktası sıcaklığını (0°C) çıkartarak sapmayı bulun.

* "Slush" sözcüğü ile burada çamur kıvamındaki sulu kar kastedildiğinden, bu ifadeyi karşılayan uygun Türkçe sözcük bulamadım.
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
OIML'e göre terazide "e" ve "d" ilişkisi
Bülent Özer, Turkish DO&CO, 25 Mart 2008
İyi çalışmalar, öncelikle bilgilerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.
OIML terazi hata sınırları belirlenmesinde d=1 gr'dan küçük terazilerde 10d doğru mu acaba,
1 gr'dan büyük terazilerde d=e yanlış mı biliyorum öğrenmek istiyorum?
Saygılarımla.
H. Yıldız Aka, Metroloji Okulu, 22 Nisan 2008
Tam olarak doğrusunu özetlemek gerekirse;
Yardımcı (ek) gösterge cihazı olmayan bir tartı aleti için, verifikasyon skala aralığı (e) gerçek skala taksimatı (d)'ye eşittir, ama e hiç bir zaman 1 mg'dan küçük olamaz (d küçük olsa bile). Bugün dijital teknoloji sayesinde, yardımcı (ek) gösterge cihazına sahip olan tartı aleti pek kalmadığından, aslında kural bu kadar basit.
Yani e=d ve e 1 mg'dan küçük olmaz.
(Bazı tanımları hatırlamak için "Tartı Aletleri Terminolojisi"ne bakabilirsiniz. "d" için Terim T.3.2.2, "e" için T.3.2.3, "yardımcı gösterge cihazları" için T.2.5)
İhsan Akyüz, Metroloji Okulu, 25 Nisan 2008
- İlave bilgi -
Bülent Özer'in sözünü ettiği e=10d meselesi, yardımcı gösterge cihazı mevcut olan terazilerde (sadece I ve II sınıfında, genellikle de eski tip mekanik terazilerde) söz konusu olabilir. Aslında bu tip teraziler söz konusu olduğunda iki koşul geçerli:
Birincisi d < e ≤ 10d (yani e, d'den büyük olmak zorunda ama en fazla da 10d'ye eşit olabilir)
ikincisi e=10k kg, k ise pozitif veya negatif bir tam sayı (yani e 10'un katı olmak zorunda)
Bu iki koşulu dikkate alarak, aşağıda d'ye karşılık e'nin hangi değerleri alacağını örnekliyorum:
d=0,001 gd=0,002 gd=0,005 gd=0,01 gd=0,02 gd=0,05 gd=0,1 gd=0,2 g d=0,5 g ... vb.
e=0,01 ge=0,01 ge=0,01 ge=0,1 ge=0,1 ge=0,1 ge=1 ge=1 ge=1 g ... vb.
Mehmet Aydın, Ereğli Demir Çelik Fabrikaları, 11 Haziran 2008
Yasal metroloji kapsamında aşağıdaki standart dokümanlarda e=10d gibi bir zorunluluk yoktur.Temel kriter d<1mg. ise e=1 mg olarak kabul edilmektedir.
- TSE-45501 Standardı - Otomatik Olmayan Tartı aletleri Metrolojik Özellikleri,
- OIML R76-1 - Non-automatic weighing instruments, Metrological and technical requirements standardı,
(OIML : Organisation Internationale de Metrologie Legale (Uluslararası Yasal Metroloji Kuruluşu)
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Tartım silolarının kalibrasyonu
Recep Askar, Betek A.Ş., 24 Ocak 2008
Merhabalar
Yüksek ölçekli terazilerin (Loadcell'li silolar) kalibrasyonu nasıl yapılıyor?
Bunların kalibrasyonunu siloya su yükleyerek yapmak doğru olur mu? Bu kalibrasyonda etalon kullanmak şart mıdır? Yani 8 ton -10 tonluk silolar için yüksek ağırlıktaki kütle kullanmak yerine su yükleyip üzerine küçük ağırlıktaki etalon koymak ne kadar doğru olur? Bunun standardı nedir?
Bu tür kalibrasyonları yapan kalibrasyon şirketleri var. Bu kalibrasyon şirketlerini kim denetler?
İhsan Akyüz, Metroloji Okulu, 10 Mart 2008
Oldukça sorunlu fakat önemli bir konu. Bir kaç ayrı açıdan ele almak gerekiyor.
Öncelikle hatırlatmak gerekiyor ki, imalat proseslerinde kullanılan bu tip (silo, huni/bunker dahil) yüksek çekerli tartı aletleri "ticari kullanıma mahsus" olmadıkları sürece resmi muayene/kalibrasyon yönetmeliklerine tabi değiller.
Diğer yandan akredite bir kalibrasyon şirketi seçseniz bile, akreditasyon kurumunun ilgili teknik komitesinin bu konuda yayınladığı tek rehberde (TÜRKAK R20-12) yüksek kapasiteli tartı aletlerine (silolar, bunkerler, konveyörleri bir tarafa bırakalım) değinilmiyor.
Bunlar şu anlama geliyor (son sorunuz açısından): Kalibrasyon yapanların doğru ve uygun yöntemi kullanmalarını garantiye almak için, sizin bilgili olmanız gerekiyor. Ve tabii siparişi vermeden önce, işi nasıl yapacaklarını sorgulamanız, iş yapılırken de izlemeniz (göstermelik bir kalibrasyon sertifikası peşinde olmayanlar, fazladan çalışmak zorunda!)

Gelelim işin nasıl yapılması gerektiğine.
Birincisi,
yasal yönetmeliklere göre (ancak ilk hatırlattığım şeyi hiç unutmayın) durum şöyle:
Terazinin kapasitesi 1 tonun altında olduğunda, her zaman sabit etalon (standart kalibrasyon ağırlığı) kullanmak gerekir.
Kapasite 1 tonun üzerinde ise, ya 1 tona ya da kapasitenin %50'sine kadar (hangisi büyükse) standart ağırlık kullanılmalı. Bu oran, tekrarlanabilirlikle ilgili bir kriter sağlanıyorsa (burada detaya girmiyorum) %20'ye kadar düşürülebilir.
Bunun haricinde (yani %50 veya ilgili tekrarlanabilirlik kriteri sağlanıyorsa %20 kapasitenin üstünde) herhangi türden sabit ağırlıklar kullanılabilir. Yalnız her ne kullanılırsa kullanılsın, kullanılan ağırlığın hatası, uygulanan yükte tartı aletinin izin verilen maksimum hatasının 1/3'ünden büyük olmamalıdır.

Şimdi önce rakamsal olarak bir örnekleyelim. Diyelim ki 10 tonluk tipik bir silodan söz ediyoruz. Verifikasyon kontrol değeri (e=d) 5 kg. olsun. Varsayalım ki istenen tekrarlanabilirlik testini yaptık (detaya girmediğim konu), ve terazi ilgili kriteri sağlıyor. O halde %20 'ye kadar (2 ton) standart kalibrasyon ağırlığı kullanacağız. Max. kapasiteye çıktığımızda kullanacağımız 8 tonluk ek yükleme için hata payımız nedir hesaplayalım.
Ele aldığımız tartım silosunun max. yükte izin verilen hatası periyodik verifikasyonlarda ±3e kadardır (bkz. ilgili tablolar), yani ±15 kg. Öyleyse kullanılan yüklemedeki hata en fazla 5 kg olabilir (1/3 şartı nedeniyle). Bunun 2 tona karşılık gelen miktarı ağırlıklara gidecek. 2 tonda izin verilen hata ±e kadar, yani ±5 kg olduğundan M3 sınıfı etalon kullanılabilir (çünkü 2 tonluk M3 etalondaki hata payı 1 kg'dır ve bu da 5 kg'ın 1/3'ünden küçüktür). Öyleyse tam yükteki 5 kg.lık hata payımızın 1 kg.ını standart ağırlıklar götürdü (bkz. ilgili tablo). 8 tonluk ek yükleme için bütçemizde kaldı 4 kg hata payı. Şimdi gelelim uygulamaya.
Eğer su kullanıyorsak, kova kova tartıp siloya boşaltacağız. Kovamız 20 kg. alıyorsa, 8 ton için 400 defa siloya dökeceğiz, ve her defasında da toplam bütçemizin 1/400'ünden büyük hata yapmayacağız. Bu da yapar ±10 g. Yani her defasında kovadaki suyu tam 20±0,01 kg olarak ayarlayacağız ve taşırken sağa sola sıçratmayacağız. Bu hassasiyetteki tartımı yapmak için en azından, kontrol taksimatı e=d=1 g ve kapasitesi 20 kg. olan OIML-II. sınıf kalibreli bir terazi kullanmalıyız o da ayrı mesele.
Ayrıca prosedür dahilinde, her bir silo destek noktasına (load cell), kapasitenin 1/10'u kadar yükleme ile kontrol yapılması da unutulmamalı. Sizin tarif ettiğiniz "...su yükleyip üzerine küçük ağırlıktaki etalon koymak..." diskriminasyon (gösterge ayırdetme eşiği) testi amacıyla yapılmış olabilir. Yani kalibrasyon prosedürü içindeki başka küçük bir adım.

Görüyorsunuz bu şekildeki bir kalibrasyon için bayağı bir süreyi ve uğraşıyı göze almak lazım.
Peki, madem resmi kontrole tabi terazilerden söz etmiyoruz, hemen hemen hiç bir üretimci de tartım sisteminin kalibrasyonu için bu kadar uzun bir süreyi göze alamıyor, daha pratik bir yöntem uygulanamaz mı?

"Kümülatif eşdeğer yükleme yöntemi" diye tanımlayabileceğimiz bir yöntem uygulanabilir, ve uygulanıyor (bütün dünyada). Tabii ölçü belirsizliğinden bir miktar (bu miktar uygulayanın dikkat ve özenine de bağlı) feragat etmek gerekebilir. Yöntem şöyle:
Terazideki yükü tamamen boşaltırız. Silo veya platform üzerine diyelim 500 kg. standart kalibrasyon ağırlığı yüklenebiliyor. Bunu 3 defa tekrarlayarak yükleriz ve terazinin hem ortalamada ne gösterdiğini hem de bu yükteki tekrarlanabilirliğini buluruz. Diyelim terazi 505±5 kg gösterdi. Ağırlıkları geri alırız.
İkinci adımda, tartım sistemi tam 505 kg gösterene kadar içine malzeme alırız (kömürse kömür, çimentoysa çimento, suysa su). (Şimdi biliyoruz ki içinde 500±5 kg ağırlık var.) Bunun üzerine yine standart ağırlığımızı arka arkaya 3 defa yükleyerek, bu defa terazinin 1000 kg.a karşılık hem ortalamada ne gösterdiğini hem de bu yükteki tekrarlanabilirliğini buluruz. Diyelim terazi 1015±5 kg gösterdi. Ağırlıkları geri alırız.
Üçüncü adımda, (zaten gösterge 505±5 kg gösteriyorken) 1015 kg. gösterene kadar malzeme alırız. (Şimdi biliyoruz ki içinde 1000±5 kg ağırlık var.) Yine standart ağırlığımızı arka arkaya 3 defa yükleyerek, bu defa terazinin 1500 kg.a karşılık hem ortalamada ne gösterdiğini hem de bu yükteki tekrarlanabilirliğini buluruz. Diyelim terazi 1520±10 kg gösterdi. Ağırlıkları geri alırız.
Dördüncü adımda, (gösterge 1015±5 kg gösteriyorken) 1520 kg. gösterene kadar malzeme alırız. (Şimdi biliyoruz ki içinde 1500±10 kg ağırlık var.) Yine standart ağırlığımızı arka arkaya 3 defa yükleyerek, bu defa terazinin 2000 kg.a karşılık hem ortalamada ne gösterdiğini hem de bu yükteki tekrarlanabilirliğini buluruz. Bu şekilde devam ederek 20 adımda 10 tona ulaşırız. Hiç değilse işlem 1 gün içerisinde bitirilebilir. Ama tabii ancak terazinin tekrarlanabilirliği kadar doğru bir kalibrasyon olur. Yani bu yöntemde, en az tekrarlanabilirlik kadar belirsizlik olduğundan, tartım sisteminin tekrarlanabilirliği üretimcinin kabul edeceği hata payından daha yüksek boyutlara ulaşıyorsa, işleme devam etmenin anlamı yoktur.
Rakamla örneklemek gerekirse, 10 tonluk bir siloda yaptığınız tartımlar için sizin proses toleransınız ±25 kg. ise, yukarıda tarif ettiğim adımların sonuna kadar gidildiğinde tekrarlanabilirlik bu rakamı geçmemeli. Eğer işlemin ortasındaki bir adımda, standart ağırlıklarımızı arka arkaya 3 defa yüklediğimizdeki tekrarlanabilirlik ±25 kg.ı geçerse zaten tartım sisteminin durumu iyi değil, kalibrasyondan önce düzeltilmesi gereken şeyler var demektir.

Son olarak belirteyim ki, yukarıda "resmi yönetmelik" derken uluslararası geçerliliği olan R-76 kodlu Nonautomatic weighing instruments adlı OIML yayınının 1. bölümünü kastettim. Yoksa bu ve diğer ilgili dokümanlar baz alınarak ortaya çıkartılan ulusal resmi yönetmelikleri değil. Bunlar gerekirse bu forumdaki bir diğer kategoride (Akreditasyon ve Yasal Metroloji) ele alınabilir.
Benzer bir konuda aşağıda açılmış olan başka bir başlıktaki referansların incelenmesini de tavsiye ederim.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Kalibrasyon laboratuvarı hakkında
Fuat, , 05 Nisan 2007
Merhaba
Şu an calıstığım yerdeki kalibrasyon labaratuvarını değiştirmek, büyütmek daha modern hale getirmek istiyoruz. Kalibrasyon lab. konusunda nelere dikkat etmeliyiz, bunun hakkında bilgi verebilir misiniz, bu konu hakkında döküman bulabilir miyiz?
H. Yıldız Aka, Metroloji Okulu, 20 Kasım 2007
Laboratuvar koşulları ile ilgili, MakinaTek dergisinin (Bileşim Yayıncılık) 2007 yılı, Mart, Nisan, Mayıs sayılarında, İhsan Akyüz tarafından yazılan detaylı bir makale 3 bölüm halinde yayınlandı. (Bu makale kısa bir süre sonra internet sitemizde de yayınlanacaktır.)
Bu çalışmayı (ve ihtiyaç duyarsanız orada verilen kaynakları) inceledikten sonra olabilecek sorularınızı yine bekleriz.
Metroloji Okulu, 01 Aralık 2007
Söz konusu çalışma siteye alındı: Laboratuvar Koşulları
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Kalibrasyona tabi tıbbi cihazlar
Hüseyin Çetinkaya, Denizli, 04 Eylül 2007
Halen devlet hastanesi kalibrasyon biriminde çalışmaktayım. Tıbbi cihazlardan hangilerinin kalibrasyona tabi cihazlar olduğu konusunda tereddütlerimiz var. Kesin olarak öğrenebileceğim bir kaynak doküman var mı? Nasıl ulaşabilirim? Teşekkürler.
Metroloji Okulu, 26 Aralık 2007
Herhangi bir proses veya hizmette, yapılan işin niteliğini doğrudan veya dolaylı etkileyen tüm ÖLÇÜ ALETLERİ kalibrasyona tabidir. "Tıbbi cihazlar" dediğinizde ölçü aleti olmayan cihazları da kattığınızı varsayıyoruz. Ölçümün hangi sektörde (medikal veya başka) olduğunun bu konuda bir önemi yok.
Bu açıdan bakıldığında çok net olarak şu sonuca varmalısınız: Eğer ortada bir ölçü aleti var fakat o kalibre edilmiyorsa, ya kullanılmayan/gereksiz bir alet olmalı (ki bu durumda ortada işi ne), ya da yapılan işin niteliğine hiç bir etkisi olmamalı (ki o zaman da ölçüm amaçlı kullanılmıyor demektir). Eğer ölçüm amacıyla kullanılmayan cihazlar varsa bunlar açıkça etiketlenerek o göstergeden ölçüm alınmadığı belirtilmeli.
Bununla bitmiyor, bir de ölçü aleti kategorisinde olmadığı halde kalibre edilmesi gereken cihazlar var: belli bir işi/prosesi (göstergesi olmasa da) bazı parametreleri kontrol altında tutarak gerçekleştiren cihaz veya makinalar. Örneğin santrifüj aleti size dönme hızını göstermiyor olsa da, yaptığı işe bağlı olarak belli bir hız aralığında dönmesi gerekiyor.
Yine bununla bitmiyor, bir de sadece kalibrasyon yapılması yetmeyen, ayrıca belli bir işlem veya prosesin validasyonu kapsamında kalifiye edilmesi (nitelikler ve performansın kanıtlanması) gereken makina/cihazlar var. Örneğin kritik bir proses olan sterilizasyonda kullanılan bir otoklav düşünelim. Yanlış bir ifade ile otoklavın kalibrasyonundan söz edenlere rastlıyoruz. Aslında kastedilen, otoklavın üzerindeki ölçü aletlerinin (sıcaklık ölçer, basınç ölçer, zamanlayıcı, vb.) kalibrasyonu olmalı. Ama bu kalibrasyonlar, sterilizasyon işlemini garantiye almak (geçerli kılmak) için yetmez. Detaya burada girmiyoruz, bkz. "buhar otoklavlarının ... validasyonu".

Sonuç olarak, ölçü aleti var ve ölçüm alınıyorsa, kalibre edilmek zorundadır. Bunun dışında kalan cihazlardan hangilerinin kalibrasyon gerektirdiğini öğrenmek için, hangi aletleri - hangi amaçla - hangi şekilde kullandığınızı listelemeniz gerekir (sadece cihazların listelenmesi, sizin amacınız için yetmez).
Böyle bir listeniz hazırsa, veya çıkartırsanız onun üzerinden daha net yorumlar yapılabilir.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Terazide tolerans değerlerinin belirlenmesi
Kimyacı, , 12 Nisan 2007
Terazi kalibrasyonu bir kalibrasyon firmasına yaptırıldı. Ölçüm belirsizlikleri verildi. Referans kalibreli ağırlıklarla günlük performans kontroller her analiz öncesinde alınarak ağırlık performans kontrol formuna kayıdı yapılırken tolerans olarak almamız gereken değeri neye göre belirlememiz gerekir. Terazinin "e" değerini tolerans olarak almak ne derece doğrudur? Sonuç olarak teraziden gelen belirsizlik ve kalibreli ağırlıklardan gelen bir belirsizlik söz konusu. Ya da örnek verecek olursak; kalibreli 20 gr. referans ağırlığın uyguladığımız teraziden gelen belirsizliğini; referans ağırlığın gerçek değeriyle toplayıp çıkardığımızda ara değeri tolerans olarak almamız doğru bir ifade olur mu? Cihazın tekrarlanabilirlik ve linearite toplamı cihazın toleransı olarak ifade edilebilir mi. Teşekkürler.....
H. Yıldız. Aka, Metroloji Okulu, 14 Nisan 2007
Öncelikle bazı tanımlamaların üzerinden gidelim ki neye belirsizlik, neye hata veya (sapma), neye tolerans diyeceğimiz belli olsun.

Terazi kalibrasyonu için kullanılan referans ağırlığın değerine "Doğru Değer", üzerine konulan referans ağırlığa karşılık tartı aletinin gösterdiği değere "Gösterge Değeri" diyelim. Tartı aletinin "Gösterge Değeri"nin "Doğru Değer"'den farkına "Sapma" diyeceğiz.

Sapma = (Gösterge Değeri - Doğru Değer)

Ancak kalibrasyon sırasında veya sizin her analiz öncesi yaptığınız kontrollerde bulduğunuz "Sapma" değerleri üzerinde belli oranda yanılma payı vardır. "Ölçüm Belirsizliği" diyeceğimiz bu yanılma payı aşağıdaki faktörlerden kaynaklanır.
-Kullanılan referans ağırlıkların hata paylarından,
-Ölçümleri yapan operatörden,
-Ölçümlerin yapıldığı ortam koşullarından,
-Tartı aletinin okunabilirliğinden (elektroniklerde taksimatın yarısı), vb.

Bu faktörler belirli yöntemlerle sentezlenip, ölçüm belirsizliğinin (U) miktarı bulunur.

Tolerans ise, ölçü aletine tanıdığınız hata limitlerinin belirlediği aralıktır. Sınıflandırma tablolarında "Hata Payı" olarak ifade edilir. Tartı aletleriniz için tanıdığınız bu toleransı kendi "Proses Toleransları"nızın* en az 1/3'ü olacak şekilde ihtiyacınıza göre belirleyebileceğiniz gibi bazı standartlarda verilen sınıf hata paylarını da kullanabilirsiniz. ( Tartı aleti sınıflandırma tablosuna ulaşmak için buraya tıklayınız.)

Birinci sorunuza gelirsek; tartı aleti sınıf hata payları "e" değerinin belli sayılarla çarpılması ile elde ediliyor. Dolayısıyla bir tartı aletinin toleransı olarak "e" değerini almanız yanlış olmasa da sizi kısıtlayan bir durumdur. En doğrusu öncelikle "Proses Toleransları"nın belirlenmesi ve red/kabul kriterinin de bu proses toleransının üçte birinden (tavsiye edilen onda birinden) küçük olacak şekilde seçilmesidir. (Önemli bir ek detay bilgi: sonuçta belirlediğiniz red kabul kriteri, sınıf hata payından küçük olmamalı.)

Örnekten yola çıkarak sorduğunuz ikinci soru maalesef anlaşılmıyor.

Üçüncü sorunuza gelirsek; tekrarlanabilirlik ve lineerite hatalarının toplamı, sizin bir "kombine hata" oluşturmanız için işinize yarayabilir ama bu toplam, cihaza tanıdığınız toleranstan küçük olmalı. Tahmin ediyorum "tolerans" ile "hata veya sapma" kavramlarını karıştırıyorsunuz.

*Proses Toleransı: Tartı aleti ile yaptığınız ölçümlerde tolere edebileceğiniz hatayı ifade eder. Örneğin 200g'lık hassas bir tartı aleti kullanarak 20g'lık bir numune tartıyorsunuz. Bu numunenin 19,5 -20,5g arasında olması sizin için yeterli ve bunun dışına çıkmanız istenmiyor ise demek ki 20g tartımında proses toleransınız ±0,5g. Farklı değerlerde değişen proses toleransları söz konusu ise, ya en küçük proses toleransı baz alınmalı ya da tartı aletinin uygunluk değerlendirmesi, kullanıldığı bu farklı değerler için ayrı ayrı yapılmalıdır.

Fatih Boztepe, Çak Tekstil, 18 Ocak 2009
Merhabalar
Terazi kalibrasyonu için daha örneklerle dolu bir açıklama yapabilir misiniz (kabul edilebilir sapma, max. fark ve max e hesaplamaları)?
Yapılan ölçümler sonucu yorum yapma işi de önemli. Sonuçları nasıl değerlendirip neler yapacağımız konusunda da yardımcı olursanız sevinirim.
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Sıcaklık nem ölçer ve termometre kalibrasyonu
Tufan Eke, Şişecam , 01 Şubat 2007
Merhaba,
Sıcaklık nem ölçer ve termometre kalibrasyonu ile ilgili bilgilerinizi paylaşır mısınız.
Teşekkürler
H. Yıldız Aka, Metroloji Okulu, 02 Şubat 2007
Sıcaklık-nem ölçer ve termometre kalibrasyonu hakkında bilinmesi gereken çok fazla konu var ve kapsamın genişliği nedeniyle 1-2 paragrafa sığacak bir özet çıkarmak pek mümkün değil. Çünkü her sıcaklık ölçer veya her nem ölçer için aynı kalibrasyon yöntemi ve ekipmanı geçerli değildir.

Dolayısıyla örneğin termometrenin tipi (mekanik, cam, elektronik…), özellikleri (prob boyutları, algılayıcı tipi,…), kullanıldığı yer, ölçme aralığı ve doğruluk sınıfı gibi bilgilerle konuyu biraz daraltmanız gerekir.

Ama işin çok başındaysanız ve eğitim alma imkanınız yoksa şu kadarıyla başlamak gerekir:
Termometre, higrometre vb. herhangi bir cihazın kalibrasyonu için ya fiziksel sabit ve standartlardan ya da bir üst doğruluk sınıfında olup referans kabul edilen bir ölçü aletinden yola çıkarak, yeterli şartlara (en başta üniformite ve stabilite) sahip bir kıyaslama ortamını kullanmak gerekir.

Tufan Eke, Şişecam , 01 Şubat 2007
Dijital, probsuz sıcaklık ve nemi aynı göstergede okuyan ve 20°C ile 50 %rh değerlerinde çalışan bir sıcaklık nem ölçerin kalibrasyonu için neler önerebilirsiniz. Teşekkürler.
Metroloji Okulu, 20 Şubat 2007
Sözkonusu cihazın kalibrasyonu sıcaklık ve nem kontrolü olan bir kabin kullanılarak yapılmalıdır. Kabinin (sıcaklık ve nem için ayrı ayrı) stabilite (kararlılık) ve üniformite (eş dağılım) özelliklerinin belirlenmiş ve yeterli olması gerekir. Bu amaç için yapılmış hazır kabinler kullanılmayacaksa, kullanılan kabinin ısıl yalıtım ve dahili sirkülasyona sahip olması gerektiği, dışarıdan havanın içeri girme olasılığı bulunmaması, içindeki cihazın göstergesinin izlenebileceği şeffaf bir pencere mevcudiyeti asgari gerekliliklerdir. Kabinin sıcaklık ve nem kondisyonlamasında değişik yöntemler
(1-Kuru hava/nemli hava karışımını ayarlayan bağıl-nem denetimcileri,
2-Çift basınç prensibi ile çalışan nem jeneratörleri,
3-Higrostat tuzu çözeltileri,
4-Çift sıcaklık prensibi ile çalışan nem jeneratörleri, ... vb.) kullanılabilir.
Kalibre edilen cihazın ölçme aralığı içinde belirlenmiş en az üç değerde kabin içinde (sıcaklık ve nem için ayrı ayrı) ölçüm alınmalıdır. Cihazın kabin içinde bekletilme süresi hem kalibre edilen cihaz hem de kabin özellikleriyle ilişkilidir (kimi zaman saatlerce bekledikten sonra ölçüm alınması gerekebilir).

Ancak böyle bir termo-higrometreyi, farklı fakat güvendiğiniz bir benzeriyle, bir odada yan yana koyup kıyaslamanın yeterli olup olmayacağını merak ediyorsanız, böyle bir uygulamayı "kalibrasyon" olarak görmediğimizi daha önce sitemizde belirtmiştik (bkz. püf noktaları arşivi).]

Ayrıca sözünü ettiğimiz türden bir kabin dahil olmak üzere, en iyi kalibrasyon ekipmanına sahip olunsa dahi, (ki örneklerini biliyoruz) kalibrasyon yapacak personelin, olası sorunlar ve hata kaynaklarını yorumlayabilmesi için sıcaklık ve nem ölçüm konularında ve kalibre ettiği cihazın ölçme prensipleri ile teknolojisi hakkında teorik alt yapıya sahip olmasının önemini vurgulamadan geçemeyeceğiz.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Tedos çalışmaları
Yalçın, Polimer, 31 Ocak 2007
Bir süre önce TeDoS çalışmaları vardı. o zamanlar dökümanlar vb. kaynaklar vardı. Şimdi de bu kaynaklara ulaşabilir miyiz, hala mevcut mu?
Serpil Pirinççioğlu, Metroloji Okulu, 02 Şubat 2007
Evet tabii ki var ve artık TeBBeS (Teknik Bilgi ve Belge Servisi) olarak devam etmektedir TeBBeS'e üye olan kişilerle ücretsiz olarak paylaştığımız dokümanların sayısı gittikçe artıyor. Bu konudaki gelişmeleri, yakında eklenecek doküman, kitap, video, poster vb. materyali (ücretli/ücretsiz) sitemizin TeBBeS köşesinde takip edebilirsiniz.
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Cihazın prosese uygunluğu
Yalçın, Polimer, 26 Aralık 2006
Bir ölçüm cihazının prosese uygun olup olmadığı için MSA çalışması yapılması gerekli midir.
H. Yıldız Aka, Metroloji Okulu, 23 Ocak 2007
MSA (Measurement System Analysis) kısaltmalı, ölçüm sistemlerinin analizi çalışmasında ölçümleri yapan operatörler, ölçümün yapıldığı koşullar, ölçüm yöntemi de sistemin ölçüm ekipmanı haricindeki diğer elemanlarıdır. Eğer sistemde ölçü aleti dışındaki elemanların ölçüme etkisi ihmal edilebilecek kadar azsa bu takdirde sadece ölçü aletinin kalibrasyonu sonucu bulunan hataları, kalibrasyondaki ölçüm belirsizliği ile birlikte gözetilerek karar verilir. Ancak kalibrasyon işlemi kontrollü şartlarda, (çoğunlukla) bu konuda uzmanlaşmış kişilerce, (çoğunlukla) belli standardize bir yöntemle yapılmaktadır. İşletmelerde yapılan ölçümlerde ise operatör farklılıkları, ölçülen parça çeşitliliği, uygulanan ölçüm yöntemlerindeki farklılıklar, ortam koşulları vb. etkilerden kaynaklanan tekrarlanabilirlik (repeatability), yeniden üretilebilirlik (reproducibility) hataları, ölçü aletinin uzun zaman kararlılığı (stability - kalibrasyonda kısa zaman kararlılığı kontrol edilse de ölçü aletinin örneğin hafta bazında kararlılığı ancak kullanım yerinde gözlenebilir) ölçüm sonuçlarında varyasyona neden olur. Dolayısıyla ölçüm sisteminin proses gerekliliklerini karşılaması için, tek başına ölçü aletinin bir spesifikasyona uygunluğu yeterli olmayabilir. Bu nedenle sistemin tüm elemanlarının bu konuda bilgili ve deneyimli kişilerce doğru bir şekilde tanımlanması ve gerekli hallerde yayınlanmış yöntemler kullanılarak analiz edilmesi gerekir.

Ölçüm sistemi analizi (MSA) çalışmasının sonucunda ise tek başına ölçü aletinin değil, belirli bir proses değeri için yapılan ölçümlerde muhtelif nedenlerle olabilecek toplam varyasyonlar belirlenmiş olur ve sonuca göre sistemin yeterliliğine karar verilir. Bu çalışmanın sonucunda ölçü aletinin kalibrasyon sonuçları sorgulanabilir, kalibrasyon periyodu değiştirilebilir, diğer sistem elemanlarının baskınlığı ortaya çıkabilir, personelin eğitimi gerekebilir, ortam koşullarında iyileştirmeye gidilebilir, prosesteki diğer makinaların bakım-onarım-yenilenmesiyle ile ilgili kararlara varılabilir, vb.

Aslına bakarsanız metroloji terminolojisine sonradan katılan MSA'yı artık klasik saydığımız "Ölçüm Belirsizliği Araştırması"'ndan bağımsız ve apayrı bir çalışma olarak görmüyoruz. Dolayısıyla (şu veya bu adla) bu tür bir çalışma bütün ölçüm prosesleri için yapılmalıdır.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Mikrometre kalibrasyon adımları
Zuhal, , 07 Kasım 2006
Sizden mümkünse mikrometrelerin ( 0-25 25-50 ) doğrulamasının hangi adımlarla yapılabileceğini öğrenmek isterim.
Yardımınızı bekler iyi çalışmalar dilerim.
Metroloji Okulu, 08 Kasım 2006
Mikrometreler blok mastarlar kullanılarak veya uzunluk kalibratörleri ile kalibre edilebilirler. Bazı yaygın standartlara göre (örneğin DIN863) 0-25 mm mikrometrelerde doğrulama ölçümleri 0mm, 2.5mm, 5.1mm, 7.7,mm 10.3mm, 12.9mm, 15mm, 17.6mm, 20.2mm, 22.8mm, 25mm adımlarında alınır*. 25 mm'den büyük mikrometrelerde yukarıdaki ölçülere 25mm'nin katları ilave edilerek adımlar belirlenir. Bu ölçülerde imal edilmiş özel blok mastar setleri kullanılabileceği gibi uygun birleştirme setleri ile standart blok mastar setleri de kullanılabilir.

Diğer yandan siz kendi doğrulamanızda bu değerleri kullanmak zorunda değilsiniz. Tamamen kendi çalışma bölgenize bağlı olarak en az 3 doğrulama ölçüsü belirleyebilirsiniz. Örneğin sadece 3 mm kalınlıktaki sac plakaları ölçüyorsanız, doğrulama değerleriniz 2.7mm, 3mm, 3.3 mm olabilir.

*Verilen ölçülerin tesbitindeki çıkış noktası ölçme aralığını (0 ... 25 mm) 10 eşit parçaya bölmektir. Ancak tamamen eşit bölünseydi ölçüler 0mm, 2.5mm, 5mm, 7.5mm… şeklinde gidecekti. O zaman da tüm ölçüler hep 0.5 mm katlarına denk gelecekti. Oysa mikrometrelerin (çoğunun) vida adımı zaten 0.5mm olduğundan bu sefer de her kontrol aralığında, mikrometre tamburu hep tam tur çevrilmiş olacaktı. Tamburun turunu da eşit aralıklarla kontrol etmiş olmak için ölçülerde 0.1mm'lik adımlar uygun şekilde dağıtılmıştır.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Hazır beton santrali kantar kalibrasyonları
İrfan Kadiroğlu, , 29 Haziran 2006
Bir hazır beton santralında çimento, agrega, su ve katkı kantarlarının kalibrasyonları statik yüklerle ve santralın çalışmadığı durgun zamanlarda yapılıyor. Oysa otomasyonla üretim yapılan bu santrallerde çalışma esnasında titreşim, bant hareketleri, motorların ve karıştırıcının çalışması vs. nedenlerle hücreler sürekli hareket halindedir. Bu durum şüphesiz istenen ölçüm değerlerini etkileyecektir. Yani durgun zamanda yapılan kalibrasyonun, hareketli zamanda yapılan ölçüm değerleriyle örtüşmediğini düşünüyorum. Bu tip kantarların kalibrasyonu için özel yöntemler veya metodlar var mı? Bu yöntemler nelerdir? Bununla ilgili prosedür veya talimatlar varsa ve benimle paylaşırsanız çok memnun olurum. Şimdiden çok teşekkür ediyorum. İyi çalışmalar. Saygılarımla.
Metroloji Okulu, 10 Temmuz 2006
Muhtelif nedenlerle endüstriyel uygulamalarda, ölçü aletlerinin/sistemlerinin statik özellikleri üzerinde durulur. Oysa genelde yeterli görülen bu yaklaşım, verdiğiniz örnek gibi titreşim altında yapılmak zorunda olan tartımlar, veya yüksek hızdaki değişimlerin ölçümleri gibi özel durumlar söz konusu olduğunda yeterli değildir. Henüz konular ülkemizde yeterince olgunlaşmadığından olsa gerek, "dinamik ölçüm/kalibrasyon" kavramı, kalibrasyon sektöründekilerin bile çoğuna yabancı.

Sizin sorduğunuz konu yine biraz şanslı. Çünkü, hem konveyörlerin, hem "hopper"ların (en doğrusu huni ama duruma göre tank, silo veya mikser deniyor), hem de kara taşıtlarının hareketli tartımlarının testlerine dair oldukça ayrıntılı belgelenmiş yöntemler mevcut. Örneğin bir otomatik tartım hunisinin verifikasyon (kalibrasyon + yasal kullanıma uygunluk) testleri arasında, sistemde kullanılan malzemeyi kullanarak komple sistem -otomatik konumda tüm yan makinaları ile birlikte- çalışırken yapılan bir "malzeme testi" (material test) var. Bu test için sisteme entegre veya harici bir kontrol enstrümanı (bir takım şartları sağlayan bir tartı aleti olabilir) gerekiyor.
Ana hatlarını özetlemek gerekirse;

  1. En az 3 yüke karşılık 3 test yapılır. Minimum kapasite (huninin tek partide otomatik tartabileceği asgari yük), maksimum kapasite (huninin tek partide otomatik tartabileceği azami yük), minimum totalize yük (otomatik çalışmada arka arkaya örneğin 5 tartım çevrimiyle toplanan yük -bu yük örneğin 1% doğruluklu sistemlerde 200 totalizör taksimatından küçük olamaz, ayrıca totalizör taksimatı da minimum kapasitenin 1/10000'inden küçük ve maksimum kapasitenin 2/1000'inden büyük olamaz).
  2. Her test, sistemin en hızlı otomatik çalışma konumunda yapılır.
  3. Eğer minimum totalize yük için tartım çevrimi sayısı 5'den küçükse, minimum ve maksimum kapasitelerde 5'er test yapılır.

Burada bir "tartım çevrimi"nden kastedilen şey, bir parti yükün tartım hunisine alınması, bu tek partinin tartılması ve bu tek partinin totalize edilen yığına boşaltılması işlem dizisinden ibarettir.
Test prosedürüne gelince;

  1. Otomatik tartım sistemi çalıştırılır (normal kullanım sırasında devrede olan konveyör, toz tutma sistemi vb. tüm makina ve sistemlerle birlikte)
  2. Normal çalışma koşullarını garantilemek için en az 5 tartım çevrimi yapılır.
  3. Otomatik tartım sistemi durdurulur ve totalize ağırlık göstergesi not edilir.
  4. Tartım sistemi, her bir test için belirtilen tartım çevrimleri sayısınca çalıştırılır. Bu arada işlemdeki malzeme, entegre veya harici kontrol enstrümanıyla da tartılacaktır (bunu basit bir işlem gibi bir cümlede geçtiğimize bakmayın).
  5. Sistem durdurulur ve totalizör göstergesindeki son değer kaydedilir.
  6. Başlangıç ve bitiş değerleri arasındaki fark hesaplanır.
  7. Diğer yüklerdeki malzeme testleri için de yukarıdaki adımlar tekrar edilir.
  8. Bulunan totalize ağırlık değeri ile kontrol terazisiyle bulunan malzeme toplam ağırlığı arasındaki "hata" belirlenir. (Tabii bu hata, örneğin 1% doğruluklu sistemlerde totalize ağırlığın yüzde birini geçmemelidir.)

Bu forumun sayfalarında daha fazla detaya girmemize imkan yok. Ama isterseniz aşağıda sunduğumuz dokümanları inceleyebilirsiniz (ingilizcedir).

OIML R 107 _ Discontinuous totalizing automatic weighing instruments (hopper weighers), Part 1
OIML R 50 _ Continuous totalizing automatic weighing instruments (belt conveyors), Part 1
OIML R 134 _ Automatic instruments for weighing road vehicles in motion
İrfan Kadiroğlu, , 11 Temmuz 2006
İlginize ve verdiğiniz bilgilere çok teşekkür ederim.
İrfan Kadiroğlu
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Sapma ve ayarlama
Anonim2, , 31 Ocak 2006
Kalibrasyonunu yaptırdığımız bir sıcaklık göstergesinde kalibrasyon sertfikasına göre +250°C'de +5°C sapma bulunmuş. Kendi imkanlarımızla elimizdeki diğer kalibrasyonlu sıcaklık ölçerlerle karşılaştırdığımızda bir fark göremiyoruz ve bu cihazın önceki kalibrasyonlarında böyle bir sapma görülmemiş. Eğer böyle bir sapma varsa da ayarı yapılarak hatasının giderilmesi gerekmez miydi?
Metroloji Okulu, 01 Şubat 2006
Birincisi hem sizin hem de kalibrasyonu yaptırdığınız yerin, hangi ölçüm belirsizlikleri ile çalıştığını ve sonuçları verdiğini bilmek gerek. Sertifikasında ölçüm belirsizliği sanırım belirtilmiştir. Ölçüm belirsizliği ile ilgili kısa açıklama yapmak gerekirse, "cihazla alınan ölçümlerin (veya bulunan sapmaların) hangi sınırlar içinde (ve hangi olasılıkla) doğruluğunun garanti olacağı" diyebiliriz. Örneğin sizin kendi yaptığınız kıyaslamalarda (cihazlar istediği kadar kalibrasyonlu veya kaliteli olsunlar) yöntem ve koşullarınıza bağlı olarak tahmin edemeyeceğiniz kadar yüksek belirsizlik olabilir.

İkinci soruya gelince, aslında kalibrasyonun kontrolünü yapmakla ayarını yapmak ayrı şeyler. Biz kısaca kalibrasyon yapmak derken artık sadece kalibrasyonun kontrolünü yapmayı kastediyoruz. Ayar yapmak için (çoğunlukla) ayarın nasıl yapılacağını açıklayan imalatçının bir (servis) kılavuzu gerekebiliyor. Kalibrasyon yaptırdığınız yerde bu olmayabilir. Siz gönderirseniz ve ayar yapılmasını isterseniz yapmamaları için bir neden yok.

Zeynep, , 22 Mayıs 2006
Cihaz sapmasını ve ölçüm belirsizliğini dikkate alarak kalibrasyon sertifikasını nasıl değerlendirebiliriz. Yani cihazımızı hangi değere ayarlamamız gerektiğini nasıl anlayabiliriz.
Metroloji Okulu, 22 Mayıs 2006
Kalibrasyon sertifikasında teknik olarak dikkate alınması gereken iki nokta vardır. Birincisi cihazın hatası (veya ölçmedeki sapması), ikincisi ise ölçüm belirsizliği. İkisini de basite indirgeyerek bir örnekle açıklayacak olursak; diyelim ki bir etüv sertifikasını inceliyoruz: Etüv 120°C'ye set edilerek (ayarlanarak) sıcaklık dağılımı kaydedilmiş olsun. Sertifikada verilen sonuçlara göre eğer ortalama sıcaklık 126°C olarak ölçüldüyse, 6°C'lik bir ortalama sapma var demektir. O zaman amacımız etüvü 120°C'de kullanmaksa, biz de denetimcisini 114°C'ye set ederiz ve olması gereken ortalamayı tuttururuz. Ama bir de ölçüm belirsizliğini incelememiz gerekir. Çünkü bunun anlamı, ölçümlerin hangi sınırlar içinde güvenilir olduğudur. Örneğin belirsizlik ±5°C olarak verildiyse, sonuçta elde edeceğiniz ortalama sıcaklığın 120°C değil, ancak 120°C ±5°C olacağına güvenebilirsiniz demektir. Buna göre cihazı kulanabilir misiniz, kullanamaz mısınız, kendi işleminizin mahiyetine göre karar vereceksiniz.

Burada nazik bir nokta var. Bazıları "ölçüm belirsizliği"ni etüvden kaynaklanan rasgele hataları dahil ederek sertifikada verir (size lazım olan budur), ama bazıları da sadece kendi sıcaklık dağılımını kaydetme işlemindeki olası rasgele hataları ifade edecek şekilde verir (ki bu durumda aslında adına "en iyi ölçme yeteneği" denmelidir). İkisi de yapılabilir, ancak ikincisi yapılmışsa, sertifikada ayrıca etüvden kaynaklanan rasgele hatalar (kararlılık ve üniformite) belirtilmiş olmalıdır. Sizin yapmanız gereken rasgele hataların toplamını dikkate almaktır.

Tabii burada etüv örneğini, siz "cihazı ayarlamak"tan bahsederken "set etme"yi kastediyorsunuz diye seçtik. (Yoksa cihazın ölçme karakteristiğini değiştirecek bir kalibrasyon ayarı yapıyorsanız, zaten sertifikanın geçerliliği kalmadı demektir.)

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Tartı aleti kalibrasyonu
Terazi Servisi, , 13 Mayıs 2006
Türkiye'nin tüm bölgelerine terazi sevkiyatı yapan bir firmanın teknik servis departmanında çalışmaktayım. Terazilerin kalibrasyon ayarını yaparken, iki ayrı bölgenin yerçekimi ivmelerindeki farktan kaynaklanan sorunlar yaşıyoruz. Teraziyi kullanılacağı bölgeye göndermeden önce, kalibrasyon ayarını burada yaparken yerçekimi ivmesindeki farkları nasıl hesaba katmalıyız?
Metroloji Okulu, 13 Mayıs 2006
Yerçekimi ivmesinin ("A3b- Coğrafyaya bağlı yerçekimi ivmesi ve formülü" dokümanımızda da gösterildiği gibi) coğrafi özelliklere bağlı olarak aşağıdaki formül kullanılarak bulunacağını belirtelim:

g = 9,7803 (1 + 0,0054 sin²(L)) - (0,000003 x H)

Burada
g: yerçekimi ivmesini (m/s²)
L: mahalin enlem derecesini,
H: mahalin deniz seviyesinden yüksekliğini -metre olarak- göstermektedir.

Peşinen de söyleyelim, yerçekimi ivmesinin üçüncü ondalık haneden sonrasını hiç bir formülün kesin doğru veremeyeceğini de unutmayın, dolayısıyla bundan sonrasını yuvarlayın (örnekler aşağıda).

Herhangi bir yerde kullanılan tartı aletinin gösterdiği değer aşağıdaki gibi formüle edilebilir.

Tartı Aletinin (kullanıldığı yerde) Gösterdiği Değer = m x g2 / g1

m = Kütle Değeri
g1 = Tartı aletinin kalibrasyon ayarının yapıldığı yerdeki yerçekimi ivmesi
g2 = Tartı aletinin kullanıldığı yerdeki yerçekimi ivmesi

Örneğin tartı aleti 1000 g kütle kullanılarak İstanbul'da ayarlansın fakat Ankara'da kullanılsın.
Bu durumda m = 1000 g

İstanbul için yerçekimi ivmesi (yaklaşık 41° enlem ve deniz seviyesi H = 0 metre için);
g1 = 9,803 m/s²

Ankara için yerçekimi ivmesi (yaklaşık 39° enlem ve yüksekliği ortalama 875 metre alarak)
g2 = 9,799 m/s²

olur.
Eğer tartı aleti İstanbul'da 1000g kütleyi 1000,0 g gösterecek şekilde ayarlanır ve Ankara'ya gönderilirse, Ankara'da bu tartı aleti aynı 1000 g kütleyi
1000 x 9,799 / 9,803 = 999,6 g gösterecektir (0,4 g eksik).

Eğer tartı aleti İstanbul'da ayarlanırken Ankara'da kullanılacağı gözönüne alınarak ayar yapılmak istenirse bunun için İstanbul'daki ayar sırasında 1000 + 0,4 = 1000,4 g kütle tartı aleti üzerine konulmalı ve kalibrasyon ayarı tartı aleti üzerinde 1000,4 g olduğu halde 1000g gösterecek şekilde yapılmalıdır. Böylece bu tartı aleti Ankara'da kullanılırken üzerine 1000 g kütle varken 1000,0 g gösterecek şekilde ayarlanmış olur.

(Bölgesel yerçekimi ivmesinin hesaplanmasında kullanılan enlem dereceleri ve deniz seviyesinden yükseklik bilgisini coğrafi haritalardan öğrenebilirsiniz. Özellikle bu bilgilere yönelik bir Türkiye haritasını, önümüzdeki haftalarda poster olarak çıkaracağız.)

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Ölçü aleti uygunluğu
Anonim1, , 31 Ocak 2006
Kalibrasyonunu yaptırdığımız bir ölçü aletinin kullanım için uygun olup olmadığının sertifikasında yazması gerekmez mi? Gerekmiyorsa kalibrasyonu yapılıp gelen bir cihazı kullanıp kullanamayacağımızı nereden bileceğiz.
Metroloji Okulu, 31 Ocak 2006
Hayır gerekmez. Cihazların uygun olup olmadıkları bir kaç değişik yöntemle değerlendirilebilir. Ancak her durumda bu değerlendirmeden siz (kullanıcı) sorumlusunuz. (Bunun tek istisnası ticari kullanıma mahsus ölçü aletleridir. Yani ölçtüğü miktara karşılık birilerinin birilerinden para istediği aletler. Evlerdeki su, elektrik, gaz sayaçları, akaryakıt istasyonlarındaki pompalı sayaçlar, alışveriş yerlerindeki tartı aletleri vb.) Bunların uygun olup olmadığına, aynı zamanda periyodik kontrolünü de yapmak zorunda olan resmi merciler, yani belediyelerin Sanayi Bakanlığı'na bağlı ölçü-ayar memurları karar verir.)

Bu kategoriye girmeyen tüm ölçü aletlerini siz;
- ya önceden kullanım toleranslarınızı belirlemek suretiyle,
- ya cihazın ait olduğu (veya imalatçının verdiği) sınıfına karşılık gelen hata payını esas almak suretiyle,
- ya da, her ikisini (hatta ölçüm belirsizliği gibi başka faktörleri de) hesaba katarak değerlendirmelisiniz.

Kullanım toleranslarını veya sınıflandırma hata paylarını belirleme ve bunları uygunluk kriterleri ile ilişkilendirme konusu ayrı bir konu. Ancak cihazın kalibrasyonu da zaten kullanıcı tarafından yapılıyorsa, veya kalibrasyon yaptırdığınız yere siz "şu kritere/standarda göre sonuçları değerlendirin" talimatı verdiyseniz o zaman sertifikaya aletin uygun olup olmadığı yazılabilir.

Tufan Eke, Şişecam, 18 Nisan 2006
Peki, işletme içerisinde belirlenecek kriterler neye göre seçilmelidir. Bu kriterleri dayandırabileceğimiz yazılı döküman standart mevcut mudur?
Teşekkürler.
Misafir, , 19 Nisan 2006
ölçüm değerleri ile ilgili kriterleri ölçüm yapacağınız konu ile ilgili Türk standartlarında ya da firmanızın uygulamakta olduğu uluslararası standartlarda belirtilen direktiflerden edinebilirsiniz.
Tufan Eke, Şişecam, 20 Nisan 2006
Asıl olarak öğrenmek istediğim şu,

bilindiği üzere işletme içerisinde kullanılan ölçü aletlerine uygunluk belirlemede çıkış noktası ölçülen ürünün toleransıdır. Yaygın olarak kullanılan kriterler,

1) Ölçü aletinin çözünürlüğü tolerans aralığının 1/10una eşit yada daha küçük olmalıdır.
2) Ölçü aletinin belirsizliği toleransın 1/5ine veya 1/3üne eşit yada daha küçük olmalıdır.

İşte bu kriterlerin yazılı olarak bulunduğu standart veya yayın mevcut mudur? Numarası, adı nedir? Bilen arkadaşların yardımlarını rica ederim.

Misafir, , 22 Nisan 2006
merhaba,
konu ile ilgili norma göre hareket edilmelidir.

Örneğin bir kuvvet sensörü kalibre ettirdiniz. Bu kuvvet sensörünü kullanacağınız şartları ilgili normlara göre kabul yapmalısınız.

H. Yıldız Aka, Metroloji Okulu, 26 Nisan 2006
Öncelikle ve özellikle vurgulamak gerekiyor ki, bir mamulün imalatını ve kontrolünü içeren süreçlerdeki, her ölçümün, bir standardı, normu veya direktifi olmak zorunda değildir, zaten yoktur.

Eğer belli bir standarda uygun bir ürününüz varsa, o standartta yazan testleri yine orada verilen (tabii veriliyorsa) toleransları sağlayan ölçü/test aletleri ile yaparsınız. Bu durumda dahi imalatın bir çok aşamasında standartların kapsamadığı yığınla ölçüm yaparsınız. Örneğin ürününüzün kalitesini artırmak için gerekli görüyorsanız, hiç bir standartta öngörülmeyen hatta sizden başka kimsenin yapmadığı ölçümleri de yapabilir, bunu ürününüzün emsallerine fark atması için bir araç olarak kullanabilirsiniz. Dolayısıyla herhangi bir ölçü aletine uygunluk kriteri belirlemek için sonradan yazılı bir standart aramak nasıl işin doğrusu değilse, bu arayışta olanları sadece "standartlara, normlara" yöneltmek de işin tam doğrusu değildir.

Peki işin doğrusu nedir?
1- Mamulün belli bir özelliğini ortaya çıkaracak imalat prosesleri planlanır,
2- Bu prosesin kontrol altında tutulması gereken fiziksel değerleri saptanır,
3- Bu kontrolün gerçekleştirilmesi için hedeflenen proses değerini istenen doğrulukla ölçmek üzere ölçü aleti seçilir,
4- Bilinçle (doğruluk sınıfı ve/veya diğer özellikleri açısından) seçilen ölçü aletinin her periyodik kalibrasyonunda, baştan amaçlanan doğruluğu sağlayıp sağlamadığına bakılır.

Yukarıdaki adımların herhangi birinde önceden yapılmış örnek çalışmalardan, yazılı kaynaklardan (örneğin kitaplar, normlar vb.) yararlanmak, konu hakkındaki bilgi gereksinimini karşılamak açısından elbette akılcıdır. Ama atılacak her adımın dayanak gösterileceği bir kaynak (standart, norm, direktif) hem zorunlu değildir, hem de bulunmayabilir. (Sonuçta, mevcut standartlara uygun mamul üretmek zorunda da değilsiniz, ve bunun tek açıklaması mamulünüzün kalitesizliği olmayabilir.)

Tufan Eke'nin 31 Mart tarihli yazısındaki kriterler, proses kontrol ve ölçme tekniğinin zaten bilimsel temelleri arasındadır ve yazılmış standartlara kılavuzluk ederler. Böyle yapıtaşları için resmi standart olmaz ve aranmaz. Eğer biraz daha abartırsak, Türkiye'de teknik eğitim görmüş kişiler bile, endüstriye adım attıktan sonra Ohm kanunu veya Newton hareket yasalarını kullanmadan önce, standardı var mı diye arayacaklar neredeyse.

Ölçümlerin doğruluğu, metrolojik hiyerarşide yerini almış ölçü aletlerinin izlenebilirliği ile sağlanır. Metrolojik hiyerarşi, ölçü aletlerinin sınıflara ayrılmasına, bir sınıfın başka bir sınıfı kontrol edebilmesi için ondan birkaç kat daha yüksek doğrulukta olması gerekliliğine dayanır. Buradan hareketle doğal olarak bu hiyerarşinin en altında kalan ölçü aleti de, ölçtüğü proses veya mamul tolerans aralığından birkaç kat daha yüksek doğrulukta olmalıdır.

"OIML D5-Principles for the establishment of hierarchy schemes for measuring instruments", 3.2 bölümünün 7. paragrafı diyor ki; "teknik açıdan bakarsak, iki ayrı seviyedeki cihazın doğrulukları arasındaki oranı sabitlemeye çalışmak gerçekçi görünmüyor." İşte aynı nedenle ürün/proses kabul toleransı ile ölçü aleti doğruluğu/belirsizliği arasındaki oranı da, aklı başında bir standartlar kuruluşu şimdiye kadar sabitlemeye kalkmadı.

Tabii iş kılavuzluk yapmaya gelince, kimi 1/5 tavsiye ediyor, kimi 1/10. Biz de -gerekçelerini de tartışarak- en az 1/3 tavsiye edenlerdeniz (bkz. Verifikasyon Kriterleri ve Uygunluk).

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Ortam şartları
Tufan Eke, Şişecam, 18 Nisan 2006
İşletme içerisindeki bir boyutsal kalibrasyon laboratuvarının ortam şartları (sıcaklık-nem) ne olmalıdır. Bu değerler için yazılı standart mevcut mudur?
Teşekkürler.
Metroloji Okulu, 20 Nisan 2006
Geometrik ölçülendirme, toleranslandırma, ölçüm (ve tabii kalibrasyon) için standart sıcaklık 20 °C'dir ve bu değer 1930'larda standartlandırılmıştır: ISO 1:2002 Standard reference temperature for geometrical product specification and verification. Bu nominal değer üzerindeki tolerans aralığı, yapılacak işin doğruluk/hassasiyet derecesine ve çalışılan malzemelerin sıcaklıkla genleşme katsayılarına bağlı olup ±0,1°C'lerden başlayıp, ±5°C'lere kadar çıkar. (Ancak şunu belirtmekte fayda var ki, içinde insan ve çalışan elektrikli aletler bulunan 25 m²'den daha büyük odaların ±1°C ve daha küçük tolerans bantları içinde koşullandırılması çok zordur ve oldukça pahalıya çıkar).

Bağıl nem için 50±10%rh gibi bir hedefin telaffuz edildiğine rastlayabilirsiniz ama bu geometrik boyut konusundaki çalışmalar için bir koşul değildir. Burada aslında, çoğunlukla çelikten imal edilmiş aletlerin paslanmalarının önüne geçmek amaçlanır, bunun için de ortamı, korozyonun hücuma geçtiği gözlenen 60-70%rh'lerin altında tutmak önem kazanır.

Bu konuda
ANSI B89.6.2-2002 Temperature and Humidity Environment for Dimensional Measurement standardını referans gösterebiliriz.

Yeri gelmişken bizim tuhaf (!) bir standardımızın da adını anmadan geçmeyelim:
TS 384:1966, Deney ve Ölçüler İçin Standard Ortam Şartları. Tuhaflığın nedenlerine gelince; birincisi metinden sezinlendiği kadarıyla elektriksel ekipmanların deneyleri kastediliyor ama bu ne başlıkta ne de içinde açık olarak söylenmiyor. İkincisi, içinde tavsiye edilen ortam şartları diye alt-üst sınırları belirtilmiş bir grup ve standard referans ortamı diye toleransları belirtilmemiş (dolayısıyla "hedef" olması gereken) bir başka grup var ve "hedef" olması gereken grup "tavsiye" olan gruptaki tolerans aralıklarının ortasında kalmıyor. Yani toleranslar asimetrik. Üçüncüsü, bunlardan başka a, b ve c adı verilen üç grup başka standart ortam bir tabloyla tanımlanmış ama bunların hangi işler için olduğuna dair bir öneri olmaması bir yana, a ve c grupları bugün için bildiğimiz kadarıyla kabul gören sınıflandırmalarla uyum içinde değil.

Ek not: Genel kapsamlı (geometrik boyutlandırma haricindeki konuları da içeren) ve bir çok kaynağa dayanarak sıcaklık, nem ve basınç haricinde titreşim, ışıklandırma, ekranlama, elektriksel güç, toz kontrolü, korozyon, hava sirkülasyonu, güvenlik, lab. mobilyası vb. konuları da tartıştığımız "Laboratuvar Koşulları" adındaki kitapçığımız, Haziran ayı içinde sitemizde yer alacak.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Gelecek kalibrasyon tarihi
Anonim3, , 31 Ocak 2006
Çok nadir kullandığımız bir cihazın kalibrasyonunu yapan firma kalibrasyon etiketine gelecek kalibrasyon tarihi için 1 yıl süre vermiş. Bu süreyi uzatmamız mümkün mü ?
Metroloji Okulu, 31 Ocak 2006
Kalibrasyon periyodlarını belirlemek tamamen sizin elinizde. Ancak vereceğiniz kararları sağlam temellere hatta kanıtlara (yaşlanma tarihçesi gibi) dayandırmanız beklenir. Zaten siz belirtmediğiniz halde belli bir süre biçilerek etikete yazılmışsa bu pek doğru bir işlem değil. Cihazın imalatçısı bile olsa, cihazın kullanıcısı (yani sahibi) olmadıktan sonra ancak tavsiyede bulunabilir. Kısacası belli ve akılcı bir sistematiğe göre periyodlarınız belirlenmiş (veya 2 yıla çıkarılmış) ise, etiketi değiştirtmenizde hiç bir sakınca yok.
Tufan Eke, Şişecam, 18 Nisan 2006
Kalibrasyon periyodunun ilk tespitinde Ölçü aletleri için max. 1yıl mı seçilmelidir. 1 yıl seçildiğinde ara doğrulamaya gerek var mıdır? Daha uzun bir periyod da seçilebilir mi. Seçilir ise ara doğrulama mutlaka yapılmalı mıdır? Bu konu ile ilgili döküman/standart mevcut mudur?
Teşekkürler.
Metroloji Okulu, 20 Nisan 2006
İlk kez kalibrasyon periyoduna karar verilirken süre 1 yıldan uzun olamaz şeklinde bir koşul yoktur. Kalibrasyon periyoduna ilk kez karar verilirken veya periyod değiştirilirken, ölçü aletinin kullanım sıklığı, imalat teknolojisi (sınıfı, hassasiyeti…), ölçüm prensibi, imalatçı tavsiyeleri, kullanım ortam ve koşulları, kullanımdaki rolünün önemi (ölçümün yanlış olduğu ortaya çıkarsa, uygulanacak yaptırım, cihazın üzerine "kullanma" yazısı yazmaktan ibaret de olabilir, bir grup sevkiyatı yapılmış ürünün geri toplanmasına-tazminatlar ödenmesine kadar da gidebilir) gibi faktörler, deneyimli ve eğitimli bir karar verici tarafından değerlendirilmelidir.

Burada sadece fikir vermesi açısından bazı örneklemeler yapabiliriz. Ağır/değişken şartlarda, temiz tutulması mümkün olmayan işletme ortamlarında, sürekli ve hatta farklı kişilerin kullanımında olan bir kumpas için 3 ay gibi kısa periyodlar vermek gerekli olabilirken, aşırı sıcaklık değişimlerine maruz kalmadan, kontrollü laboratuvar ortamında temiz kullanılan bir cam hacim kabının sadece ilk kullanım öncesinde bir kez kalibre edilmesi (ve 10 yıl periyod verilmesi) yeterlidir. Kontrollü laboratuvar şartlarında, dolaptaki kutusunda muhafaza edilen ve sadece yılda birkaç kez itinayla yapılacak kalibrasyon işlemlerinde kullanılan ağırlık etalonları, blok mastar setleri, vb. için de süre 1 yıldan uzun tutulabilir.

Ara doğrulama ve kontroller daha çok, sık kullanılan cihazların kalibrasyon periyodlarını 1 yıl olarak koruyabilmek amacıyla devreye alınmaktadır (ve her ne kadar tek ölçüm noktasında kullanıcı tarafından yapılan basit işlemler de olsa, bu kontroller de bir form vasıtasıyla dokümante edilmelidir).

Bu konuda bir çok kuruluşun (standardizasyon kuruluşları dahil) yayını mevcuttur ancak hepsi tavsiye veya kılavuz niteliğindedir. Bu yayınların en yaygın olan ve önde geleni, kalite güvence sistemleri açısından, ölçme-test-muayene ekipman yönetimini esaslara bağlayan aşağıdaki standarttır (tıklayarak ulaşabilirsiniz): ISO 10012:2003 Measurement management systems -- Requirements for measurement processes and measuring equipment - ücretli.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
Afiş / poster
Yalçın, Polimer, 22 Şubat 2006
Kalibrasyon ile ilgili afiş/poster nereden bulabiliriz. Laboratuvara asmak istiyoruz. güzel olmaz mı?
H. Yıldız Aka, Metroloji Okulu, 22 Şubat 2006
Birkaç yıl önce yaptığımıza benzer bir çalışmanın hazırlıklarını sürdürüyoruz. Önümüzdeki haftalarda sitemizde bu posterlerin küçültülmüş resimlerini ilan edeceğiz.
Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön
İletkenlik kalibrasyonunda alt sınır
Anonim4, , 31 Ocak 2006
Üretimin belli bölümlerinde kullanılan suyun iletkenliğinin max. 1 µS olması gereken yerler var. Burada kullanılan iletkenlik ölçerleri kalibrasyona gönderdiğimizde ölçümler min. 84 µS'ten başlıyor. Denetimciler kullandığımız değerden çok yüksek olduğu için bunu uygun bulmadılar. Araştırdığımızda 5 µS'ten daha küçük değerlerde ölçüm alındığını duymadık. Bu durumda ne yapabiliriz.
İhsan Akyüz, Metroloji Okulu, 31 Ocak 2006
Ne yazık ki doğru. Bugün için 5 µS'e kadar sertifikalı std. iletkenlik sıvıları bulmak mümkün (hatta son sıralar 2 µS çıkardıklarını da gördüm ama ben olsam güvenmem, ayrı konu) ancak 1 µS ve altında bu mümkün değil. Zira su, açık ortamda beklediği zaman atmosferdeki karbondioksit nedeniyle bir iki saat (çoğu zaman daha kısa) süre içinde 0,8-1,5µS arasında bir yerde dengeye ulaşır. Ancak denge dediysem orada da beklemez, zaman geçtikçe havadan karışan iyonize partiküller vasıtasıyla yükselir. 1 µS gibi düşük değerlerde cihazın kullanıldığı yerde işlem yapılmak kaydıyla önerilen bazı yöntemler var, burada detayına girmek istemiyorum. Ama onlarda da referans alınan cihazların yine daha yüksek değerlerde hücre sabitleri belirleniyor. İletkenlik konusunda ±1% doğrulukla çalışılabilecek minimum değerin 100 µS olduğuna dair tüm dünyada bir fikirbirliği vardır. Ve bizim deneyim ve araştırmalarımıza göre de bu bir gerçektir. Herkesin (denetimcileriniz dahil) bu gerçekle yaşamayı öğrenmesi gerek.

Bu konuya mesaj ekle
Liste başına dön